Algoritmanın Duymadığı O Ses: Neden Yazıyorum?
Şu an bu satırları, şehrin o bitmek bilmeyen metalik uğultusunun tam ortasında yazıyorum.
Metrodayım. Veya bir otobüs durağında.. Belki de kalabalık bir AVM'nin yemek katında, o plastik gürültünün içindeyim. Başımı kaldırıp etrafıma bakıyorum: Yüzlerce insan, yüzlerce yüz. Ama kimse gerçekten orada değil. Herkesin boynu bükük, herkesin yüzünde o soluk mavi ekran ışığı...
Parmaklar sürekli yukarı kayıyor. Kaydır, tüket, unut. Kaydır, tüket, unut.
Bir an durdum. Cebimdeki telefona gitti elim. O tanıdık dürtü. "Bir bakayım, dünyada neler oluyor?" yalanı. Aslında dünyada neler olduğunu merak ettiğimden değil, sadece o 15 saniyelik dopamin iğnesine ihtiyacım olduğundan. 'Dikey video sendromu'na sahip olduğumdan belki...
Sonra elimi geri çektim. Ve kendime o soruyu sordum:
"Ben b...

